Asgari Ücret Görüşmeleri Başladı

Asgari ücret tespit komisyonun toplantısı başladı. Argari ücret ile milyonlarca kişi bu toplantıdan çıkacak kararı bekliyor. İlk görüşme Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk başkanlığında geçen hafta yapılmıştı. Geçen hafta yapılan toplantıda ilk defa bir asgari ücretli çalışan da yer almıştı. 

Tarafların asgari ücret konusunda farklı talepleri var. Talepler 2.800 TL’ye kadar yükseliyor. Patronların ve hükumetin talepleri ise muhtemelen daha alt rakamlarda. Özellikle ekonomik daralma ve krizin etkili olduğu son 6 aylık süreçte yıpranan işletmeciler, şimdi tekrar asgari ücret zammı ile bir darbe daha alacaklarını iddia ediyorlar. Ekonomik sorunların fiyatlara yansıması ile satın alma gücü eriyen asgari ücretli çalışan ise emeğinin enflasyon karşısında tükendiğini söylüyor. İçin açıkçası hem iş veren hem de asgari ücretli çalışan da haklı.

Asgari Ücret Konusundaki Beklenti Nedir?

Türkiye’de çalışanların önemli bir kısmı asgari ücret alıyor. Düşük kar marjı olan, katma değerden yoksun imalat sanayimiz ancak asgari ücret ile personel istihdam edebiliyor Bu sanayinin personel istihdam etmesinin en büyük sebebi zaten o personelin yaptığı işi yapan bir makineyi alacak ekonomik güce sahip olmayışı. Yani asgari ücret verdiği bir personelden emin olun asgari bir iş bekliyor. 

Bu kadar asgari ücretlinin beklentisine bir de kayıt dışı ekonomiyi ekleyin. Lokantada, çaycıda, sanayide kayıt dışı çalışan ve asgari ücret oranında maaş alan çalışanlar için de asgari ücret toplantısı önemli. Onlar her ne kadar kayıt dışı istihdam olsalar da asgari ücret ile çalıştıkları için bu görüşme onlar için de önemli.

Ayrıca asgari ücretten daha fazla bir ücret ile çalışıyor olsalar da resmi maaşları asgari ücret üzerinden ödenen, üzerini kayır dışı olarak elden tahsil eden çalışanlar da kendi maaşlarına isteyecekleri zammı asgari ücret belirleme kurulu tarafından açılanacak rakama odaklamış durumdalar. bu görüşme onlar için de önemli.

Daha bu listeye patronları eklemedik. İş verenleri, beyaz yakalıları da eklediğinizde, belki de Türkiye sanayisinin ve özel sektörünün neredeyse %80’i bu toplantıdan çıkacak sonucu bekliyor.

Asgari Ücret Belirlemenin Negatif Etkileri

Adı konmuş bir asgari ücret psikolojik bir sınır belirliyor. Bir alt sınır belirlemesi gerekirken tersine üst sınırdan bahsediyorum. Bu iş verenler için de işçiler için de dezavantaj aslında. İşçi ve iş veren arasında da bir ticaret vardır. Biri diğerine emeğini, vaktini, uzmanlığını satar. İki kişi arasındaki ticarete devlet sadece adaleti sağlamak, haksızları önlemek amacı ile girmeli. Burada ücret belirlenmesi sırasında bir adalet yoksunluğundan bahsetmek saçma olur. Sonuçta işçi o işletmede zorla çalışmayacak.

Bir asgari ücret belirlemek, iş verenler için maaşın adı oluyor. Herkes asgari ücret vermeye odaklamış kendini. Biri bir mal ya da hizmet konusunda maliyet araştırması yaparken bile personelden beklentilerini gözardı ederek asgari ücret ile hesap yapıyor. 

Asgari ücret ne demek?

Asgari bir personele verilecek ücret demek. Siz nasıl bir personel arıyorsunuz? Asgari mi? Muhtemelen değil.

Asgari Ücret Ne İşimize Yarar?

İşe personel tarafından bakmak: Bu gerçekten bir kölelik sistemi. Yaşamanın maliyeti ortada. Ben kendim için bir personel değil bir köle alsam. Yanlış anlamayın, bildiğin köle. Eki çağlardaki gibi. Bu benmim kölem olacağı için yemesinden, içmesinden, giyiminden ben sorumlu olacağım. Benim kölem olduğu için benim imajımı taşıyacak. Akşama kadar yanımda gezdirip çantamı taşıtsam, üç öğün yemesi, içmesi, kalacağı yer, elbisesi, hastalığı… Bu iş bana asgari ücretten pahalıya patlar. Bu sistem kölelikten kötü.

İşe patronlar tarafından bakmak: Ekonominin hali berbat. Zaten sanayimizin sınırlı bir kısmı üretime odaklı, bu kısımda döviz ile ham madde ya da ara mal ithal ediyor. İhracat odaklı bir yapıya sahip değiliz. Piyasada tüketim düşük rekabet yüksek. Kar marjları erimiş. Bir asgari ücretlinin günlük ücreti, vergiler ve sigorta pirimi dahil 100 TL’ye yakın. Ayrıca bu işçi asgari. Yani, bir mesleği, uzmanlığı, eğitimi yok. Ben patron olarak ne kazanmam lazım ki 100 lirasını personel alsın. 

Radikal Çözüm Önerisi

Ücret net olarak personele ödensin. Sigorta konusunda kendisi herhangi bir sigorta firması ile anlaşsın. Aileler için fert sayılarına bağlı olarak bir açlık sınırı belirlensin, bu miktarın girmediği aileler açlık sınırına kadar destek alsın. Devlet bu tip ailelerde çalışabilecek personeli mesleki eğitime alıp iş bulsun. Devamlı olmayandan, çalışmaya niyeti olmayandan desteğini çeksin. Çalışmaya engel olan hastalık ya da özür gibi durumlar varsa desteğe devam etsin.

Her kişi Tc kimlik numarası ile vergi mükellefi olsun.

Bir şirket gibi aylık gelirinden gideri düşülsün, kalanından vergi ödesin. Ödesin ki çocuğunun okul servisinden, evinin badanasına kadar fatura alsın.

Fatura aslın ki devlet para kazanandan vergi toplasın.

Toplasın ki kazanamayana destek olsun.

Destek olsun ki emekçi patronların, kurumların, heyetlerin ve devletin  insafına kalmadan, kendi emeği için adil ücret pazarlığı yapsın.

Yazar: Enes ÖKSÜZ

Paylaş.

Yorum Yap